Hiç aklımda yokken beni blog açmaya heveslendiren yaptığı her işle harikalar yaratan canım ablama Syn: Nilgün Komar 'a teşekkürlerimi bir borç bilirim...
08 Mayıs 1988 İstanbul doğum'luyum. Uslu çıtı çıkmayan annesini hiç üzmeyen bir çocukmuşum :) Seni nasıl büyüttüm hiç anlamadım der annem. Hayal dünyam çok genişti, ulaşamadığım her şeyi hayal edip kendimi mutlu ederdim. İnanın hala da öleyim :))
İlkokul, ortaokul ve lise dönemimde kendi halinde biriydim. Taaki şu ergenlik psikolojisine girmeden :) Ay saçım, ay kaşım, makyajım ne yoğundum öyle. Bir müddet sonra duruldum tabi..
Geldi çattı üniversite dönemi. İlk sene kendimden çok emindim ama malesef istediğim başarıyı elde edemeyince bir sonraki yıl tekrar sınava girdim ama olmadı :( O zamanlar kendıme ne özgüvenim vardı, ne de azim vardı..
16 yaşındaydım eşime aşık olduğumda :)) Bütün dünyam o idi. O kazanmıştı üniversiteyi elinde olmayan nedenlerden dolayı bırakıp gelmek zorunda kaldı. Biz iki kafadar aöf ye kayıt olup aö kurslarına kayıt olduk ;) Bu arada ben grafikerlik kursuna yazılıp 1 yıl süren donanım, yazılım dahil bir eğitim aldım, fakat alaylı olduğum için istediğim hiç bir işe giremedim. Matbaa ortamlarını da eşim istemedi. O kadar kızıyorum ki neden bir şans vermediler bana diye! Ne iş yapıyorsun dediklerinde sus pus olmak beni çok rahatsız ediyordu. Zaman böyle akıp giderken eşimin askerliği çıktı piyasaya. Askerden önce nişanlandık 21 yaşındaydık.
Biz isom'la ilkokul arkadaşıyız aynı zamanda ;) O ara ara verdik tabi aöf'ye. Askere gönderdikten sonra haldır haldır iş aradım, o kadar kısmetsizim ki gittiğim yer kuruyor. Bir gece çok ağladım pes ettim. 1 kaç gün sonra çocukluk arkadaşım funda dan bir telefon geldi bana "elif bir iş var kadıköy'de bizim çalıştığımız bir firma santralde görev yapacaksın çok iyi insanlar kaçırma burayı düşün hemen beni ara" neye uğradığımı şaşırdım.. ertesi gün görüşmeye gittim ve bir sonraki gün işe başladım. O kadar dua ettim ki funda ya... 4 yılıma girdim şimdi :)
Derken isom geldi, evlendik, 2. senemizde kızımızı kucağımıza aldık. Şimdi ise rutin bir hayatımız var. Sabah kalk Beren 'i anneanne ye bırak ordan işe gel işten çık Beren'i al eve gel..... Nasıl bir koşuşturma, nasıl akıyor zaman anlamıyoruz 9. ayına girdi miniğimiz :)
En son yapmamız gereken şeyleri ilk başta yaptık biz. Evlendik ve çoçuk sahibi olduk. Pişmanlık değil tabi ki zamanlamayı pek iyi tutturamadık. Üniversite okumamak en büyük pişmanlığımız oldu. Çocuğumuz olunca daha farkına vardık ve tekrar bıraktığımız yerden devam etmeye karar verdik. Hiç bir şey için geç değil diye düşündük.
"Hayatı bır kavanoz olarak gör" derdi bir arkadaşım. 1.eşin 2.işin 3.evladın. Eğer bunlar tamamsa kapat kapağını sıkıca. Bir sıfatım olmadığı için hala buruğum ama o kadar güzel bir işte çalışıyorum ki öyle güzel dostluklar kurdum ki hiç bir şeye değişmem şuanki durumu :)
Umarım paylaşımlarımıda beğenirsiniz. Şimdiden teşekkür ederim hepiniz.
Elif ARSLAN

1 yorum:
rica ederim canım benim... blog dünyamıza tekrar hoşgeldin!
Yorum Gönder